You are currently browsing the category archive for the 'bilgiler' category.
1.bölüm
5 bölümden oluşan bu belgeseli yazının devamından izleyebilirsiniz.
mekke ve medineyi görmek inşaAllah nasip olur en kısa zamanda.
hele ki bir kez görmüşseniz oraları
daha çok yakar oranın ateşi.
wesselam weddua
Receb, tazim ve saygı anlamına gelir, îslâm öncesi Araplar Receb ayına ayrı bir ehemmiyet verirler, saygı gösterir ve şanını yüceltirlerdi. Receb ayı gelince kılıçlar kınına sokulur, oklar torbalarına yerleştirilir, derin ve kanlı husumetlerin üzerine geçici de olsa bir sükûnet örtüsü çekilirdi. Artık o gürültülü ve korkunç çöller tatlı bir huzurun baharına dalar, her taraf bir güven ve selâmet sahasına dönerdi. Öyle ki, bu ayda bir kimse babasının katiline rastlasa bile başını kaldırıp kaşına bakmazdı. Bu aya “sağır ay” denilmesi de sükûnet mevsimi olmasındandır.
Receb ayına sağır denmesinin bir başka anlamı da şöyle ifade edilir: Bu ayın bereketi hürmetine, bu ayda işlenen günah ve hataları manen bu ay duymamakta, mü’minlerin sadece ibadet ve sevaplarına şahitlik etmektedir. Böylece Cenab-ı Hak mü’min kullarının bu ayda işlemiş oldukları günahları bağışlamaktadır.
İslâmiyet gelince de Receb ayına mahsus olan saygı devam ettirildi. Bilhassa Regaib ve Mi’rac gibi tecellilerle şereflendirildi.
Resul-i Ekrem Efendimiz dualarında, “Allahım! Receb’i ve Şâban’ı hakkımızda hayırlı ve mübarek kıl, bizi Ramazan’a ulaştır” buyururlardı. (2)
Receb’e, “recm ayı” da denir. Buna göre, mü’minlerin eziyet ve zahmet vermemesi için şeytanlar bu ayda taşlanır, kovulup uzaklaştırılır.
Receb kelimesindeki “R” Allah’ın rahmetine, “C” Allah’ın cömertliğine ve yardımına, “B” ise Allah’ın birrine (iyilik ve ihsanına) işaret eder.
Receb ayına “mutahhar” denmesinin sebebi, bu ayı oruçlu geçirenlerin günah ve hatalarından temizlenip paklanmasıdır. Receb ayının Peygamberler tarihinde ayrı bir yeri vardır. Meselâ, Nuh Aleyhisselâm ve kavmi Receb ayında gemiye binmiş ve tufandan kurtulmuşlardır. Read the rest of this entry »
“Her hasenenin sevabı başka vakitte on ise, Receb-i Şerifte yüzden geçer, Şâban-ı Muazzamda üç yüzden ziyade ve Ramazan-ı Mübarekte bine çıkar ve Cuma gecelerinde binlere ve Leyle-i Kadirde otuz bine çıkar. Bu pekçok uhrevî faydaları kazandıran ticaret-i uhreviyenin bir kudsî pazarı ve ehl-i hakikat ve ibadet için mümtaz bir meşheri ve üç ayda seksen sene bir ömrü ehl-i imana temin eden şuhûr-u selâsenizi (üç aylarınızı) tebrik ediyoruz.”
Dinî anlatımda “Şühûr-ü selâse”, yani üç aylar olarak bilinen bu mevsimin girmesiyle birlikte Müslüman ruhları bambaşka bir hava kaplar. Çünkü bu aylar İlâhî rahmetin coştuğu aylardır. Diğer vakitlerde iyilik ve ibadetlere on sevap veriliyorsa, Receb, Şaban ve Ramazan aylarında gittikçe yükselen bir oranda kat kat fazla sevap verilir.
Meselâ, başka zamanlarda okunan her bir Kur’ân harfi için on sevap yazılmaktadır. Receb ayında bu sevap yüz olarak yazılır, Şaban’da üç yüzü aşar, Ramazan’da bine çıkar. Cuma gecelerinde binleri bulur. Kadir Gecesinde de otuz bine ulaştığını düşünürsek, üç aylardaki mübarek vakitlerin âhiret ticareti bakımından ne kadar kıymetli bir fırsat olduğunu anlayabiliriz. Read the rest of this entry »
VİYANA’DA İMAM HATİP OKULU – Avusturya’da yaşayan çocuklarımızın eğitim noktasında yaşadıkları sıkıntıları gidermek, kendi inanç ve kültürlerini en iyi şekilde gençlerimize aktarabilmek amacıyla İmam Hatip Eğitim Merkezi hizmetlerine başlıyor.
WONDER Derneği bünyesinde faaliyet gösteren imam hatip eğitim merkezi eğitim noktasında yaşanan büyük eksikliği giderme adına önemli bir görev üstleniyor. Kayıtların başladığı eğitim merkezinde İslami İlimlerin yanı sıra gençlerimizin okullarındaki derslerine de yardımcı olacak kurslar düzenlenecek. Rehberlik programları, sosyal ve kültürel konularda seminerler, Read the rest of this entry »




Diyanet İşleri Başkanlığı, 25 Haziran Pazartesi günü başlayacak yaz kuran kursları öncesinde Türkiye genelindeki Kura’n kursu öğreticilerine, ‘kendinizi çocuklara sevdirin. Böylece anlattıklarınızı da severler” mesajı verdi.
Yaz Kura’n kurslarına gitmek isteyen öğrencilerin 5. sınıfı bitirmiş olması ve ailesinin onayını gösteren bir belge getirmesi yeterli.
Din hizmetlerinin en doğru şekilde verilmesini isteyen Diyanet İşleri Başkanlığı, Türkiye genelinde Kuran Kursu öğreticilerine seminer düzenledi. Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu’nun Ankara’daki seminerin açılışında yaptığı konuşma, tüm Diyanet personeline sinevizyon eşliğinde ulaştırıldı. Bardakoğlu konuşmasında, insanların dini konulardaki bilgilendirilme ihtiyacının en doğru şekilde giderilmesini istedi.
TOPLAM ÜÇ HAFTA
Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Şevki Ayhan, toplam 2 ay süren yaz Kura’n kurslarına kur sistemi getirildiğini anımsattı. Öğrencilerin, yaz aylarında tatile gitmek, akrabalarını ziyaret etmek istediğine dikkat çeken Ayhan, “Öğrencilerin kesintisiz olarak 2 ay kursa devam etmelerini bekleyemeyiz. (2 ay burada duracaksın) demek insanları zorluyor. Bu nedenle 2 ayı, 3′er haftalık 3 döneme ayırdık.” diye konuştu. Ayhan, kuran kurslarına müracaat edecek öğrencilerin seviye tespitlerinin yapılarak, 3′er haftalık dönemlerden birine kayıt yaptıracağını söyledi. Ayhan, uzun süreli kurslarda da kur sistemine geçileceğini açıkladı.
ÖNCE EĞİTİM
Ayhan, yaz kuran kurslarının, çocuklar ile cami arasında bir tanışma fırsatı oluşturduğuna dikkat çekti. Geleneksel yapıdaki din öğretiminden vazgeçilmesi gerektiğini söyleyen Ayhan, “Biz, bizim hocalarımız gibi hocalık yaparsak, kaş yapayım derken göz çıkartırız.” diye konuştu. Ayhan, büyüklerin Kura’n kursu anılarını anlatırken ’sopadan’ bahsedebildiğine dikkat çekerek, günümüzde önce disiplin değil, önce eğitim anlayışının geldiğini vurguladı.
Yeni Şafak
www.moralhaber.net



düşünceler