You are currently browsing the category archive for the 'yazı' category.

her şey için her daim elhamdülillah…
günler öyle güzel geçiyor ki Ramazan’ın bereketi olmalı bu.
İyi ki geldin Ramazan. takvim yapraklarından yavaş yavaş kopsanda içimizden hiç eksilme olur mu Ramazan ?
Ateş de Kuldur adlı radyo tiyatrosu harika bi ryapımdı. Canım mekanım “S”‘mde onu dinlerken başka alemlere daldım hep. gözler dünyadan sıyrıldı gönlümü de alıp görtütererek.
orada bir teslimiyet vardı her haline şükür vardı.
Allah dilediyse eğer…
İsmail (a.s.) vardı boynunu uzatan Allah için…
Sare (r.a.) vardı teslimiyetle Nemrut’un karşısında…
İbrahim (a.s.) vardı her adımını Allah için atan…misafirsiz yemeyen…
Hacer (r.a.) vardı ki çölde Allahıyla kalan sadece…
işte böyleydi hayat böyle olmalıydı. yaşadığımız tersliklere terslenmek , başımıza gelenlere hayıflanmak yoktu bu hayatta. hoştur bana Senden gelen demek vardı hal ile dil ile…
şimdi bize ne oluyor ki Allah’ın razı gördüğüne “ben bunu haketmedim” diyoruz. hala da diyoruz. Allahım kalplerimizi doğru yol üzre çevirsin.
her gün yeni şeyler görüyorum bu aralar.tebdili mekanda harbiden ferahlık varmış. uzun zamandır çok istediğim bir kültür faaliyetine gidemesem de çok büyük değişiklikler yaşadı şu naciz beden ve ruh.
ne desem boş hakikaten içim çok coşuyor. ne yapacağını bilemiyor sadece O’na sığınıyor. O’ da ne güzel çiziyor yolunu ne güzel götürüyor insanı başka ufuklara.
bu günlerimizi aratmasın Rabbim. her zaman daha iyiye güzele ulaştırsın dünya ve ahirette..
“elhamdülillahi daimen ve ala külli hal
ve euzü billahi min hali ehlinnar”
amin…
dua ile…
mimnun


uçurtmamızı bıraktık yükseliyor arş-ı alaya doğru.
içimizdekileri de yanına aldı da gitti.
ama bizden bize daha yakın şah damarımızda Biri var.
biliyor bizi,niyetimizi…
kul sıkışınca Hızır yetişirmiş ya,
bekleyenlerdeniz biz de.
uçurtmamızı bıraktık dedik ya.
Ramazan da geliyor mübarek gölgesi üstümüzde…
sınırı yok duamızın,istesek de vermekle bitmeyecek kapıdayız.
dua uçurtmamızı bıraktık çoktan,
ama kapı çok ulu.
ayrılamıyoruz.
bir değil iki değil istekler…
sayamıyoruz.
uzatmaya gerek yok ki dualar gitti bile arşa
gerisi laf-ü güzaf.
“elhamdülillahi daimen ve ala külli hal ve euzü billahi min hali ehlinnar.”
amin.
planları yapan En güzel plan yapıcı varken,yarını bugünden düşünüp endişe etmek istemiyoruz.
O ne güzel işletiyor kainatı,kalbimizi…
O ne güzel kapılar açıyor…
nasip…
Mimnun

zaman ne çabuk geçiyor..?
Ağustos ayına hamdolsun girdik
hayırlı eylesin Rabbimiz hakkımızda.
benim için çok önemli süreçlerin başladığı bir ay bu.
3. günü çok güzel bi olaya başlıyorum
Allah hayırlı etsin.
11. günü benim günüm.;)
neyse zafer ayı ne de olsa…
hmm unutulmayacak büyük bir olay daha var
sabırsızlıkla beklediğimiz rahmet ayı Ramazan var.
yaklaş ya Şehr-i Ramazan
heycenın içimizde…
özledin mi bizi ?
biz mi ? çok özledik be Ramazan !
“Allahumme barik lena fi Recebe ve Şa’ban ve Belliğna Ramazan.”aminnn.
Mimnun
Marmafa Fm’in meşhurdur fragmanları… işte onlardan biri .dinleyende tebessüm bırakan…Allah razı olsun ve kalemine kuvvet Esra Elönü
sözleri:
Takıldığınız soruyu lütfen geçin ve müsaade edin biz takalım.
Üç yanlış bir başörtüyü götürmez.
Başörtülü bir kız bisiklete binebilir, piyano çalabilir, kiraz toplayabilir,
iyi derecede İngilizce bilebilir, topa vurabilir, laiklik konusunda çok
güzel bir kompozisyon yazıp ağzınızı beyninizin mağarasına kadar açık
bırakabilir, felsefe yapabilir, uçurtma uçurabilir, sizden ilginç kareler
bulup aklınız kadar kısa film çekebilir, yıldızlara bakıp yarın havanın
çok güzel olacağını düşünebilir, tesbih de çeker fotoğraf ta çeker…
Hiçbir başörtülü kız, sizin başörtüsüyle gündemi sıktığınız kadar
başörtüsünü sıkmaz! Dolayısıyla “sıkma baş” sizinkisi oluyor…”
![]()
elhamdülillah geç olmadan anladım sağlığın çoook önemli bir şey olduğunu.
günlük yaşantımızda kendimizi o kadar yıpratıyoruz ki…kendmizi için başkaları için durmadan çalışan bedenimiz pes diyor sonunda.ya bir hastalık çıkıyor ya da şu çağın hastalığı (ama bana göre hastalık olmayan) stres orataya çıkıyor.
bizim de ayağımıza bir rahatsızlık nasip oldu. hamdolsun bununla kalır inşaAllah.
ayaklarıyla insan neler yapıyor aman Allah ! değerini bilmiyoruz bedenimizin.
beden hep beden de Allahu Teala’nın bahşettiği hem bedene hem ruha sahip çıkmalı.
Allah o aklı fikri vere inşAllah.
Allahu Teala Ümmet-i Muhammed’in şifa bekleyenlerine(bize de ) Şafi’ adıyla şifa bahşetsin. amin.
Üstad’ın bir şiiriyle bitireyim :
“…
Yaram var, havanlar dövemez merhem;
Yüküm var, bulamaz pazarlar dirhem.
Ne çıkar, bir yola düşmemiş gölgem;
Yollar ki, Allah’a çıkar, bendedir.
necip fazıl”
Mavi Kelebeğin İzinde Belgeseli 1. Bölüm
Dünyanın her yerinde bir acı yaşanmış,yaşandı ve yaşanıyor.
Urumçi’deki Uygur Türklerine yapılan zulüm bizleri üzerken
bu gün ( 11 Temmuz 2009) 14. yılını dolduran başka bir zulüm yeniden
içimizi acıttı.
Trt’nin canlı yayınla verdiği defin işlemleri,cenaze namazı ve Kur’an tilavetleri
hala o anın izlelerini kalplerinde taşıyan ve yüzlerinde yansıtan insanlar…
Allahu Teala Zalimlerin zulmünü durdursun şu Mubarek ayın hürmetine…
dua kurtaracak olan tek şey bizi.
diğer müslüman kardeşlerimizi de unutmadan.
geçmiş yine canımızı yakıyor ama şu an yaşanan zulme dur demeliyiz.
el ile düzeltemiyorsan kalbin ile buğz et kardeşim!!!
dua dua dua…


düşünceler