Daily Archives: Şubat 13, 2007

teşekkür ederim Allahım (c.c.) [minik dualar]

SULTANIM

Image Hosted by ImageShack.us
Tut elimden kaldır beni.

Aşkın ile yandır beni.

Haber gönder aldır beni.

Derde ferman Ey Sultanım.

Yol yürürüm yollar çamur.

Ha dolu yağmış ha yağmur.

Sana varmak bana onur.

Derde ferman Ey Sultanım.

Aşkın ile kıl derbeder,

Gönül bu derde sabreder

Aşktan gelen aşka gider.

Derde ferman Ey Sultanım.

Yola düştüm yarda kaldım.

Güle düştüm harda kaldım.

Dile düştüm darda kaldım.

Derde ferman Ey Sultanım.

Yollarımı sana getir.

Her sonucu sende bitir.

Yiteceksem sende yitir.

Derde ferman Ey Sultanım.

Sultanım. Sultanım

HZ-MUHAMMED.NET

sultanım

Image Hosted by ImageShack.us

Okumaya devam et

Efendimizin (a.s.m.) Hayatıyla İlgili Sorular

Image Hosted by ImageShack.us

Soru 1 : Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in kendisine vahiy gelmeden önce devamlı
olarak şehirden uzaklaşıp, putlara tapmamanın zevkini çıkardığı yer ve
sonunda da kendisine peygamberliğin verildiği yani ilk vahyin geldiği dağın
ve mağaranın ismi nedir?
Cevap : Nur dağı, Hira mağarası.

Soru 2 : Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’e Hira mağarasında iken gelen ilk vahyin şekli
nasıldır?
Cevap : Rüyayı Sadıka (Gerçek rüya şeklinde)

Soru 3 : Ebu Süfyan, Ebu Cehil ve El-Ehnes isimli üç müşrik gizlice birbirlerinden
habersiz Allah Resulü (s.a.v.)’in Kur’an okumasını dinlemeye giderlerdi.
Sabaha kadar evin yakınında Kur’an okunuşunu dinlerler gün ağarmaya
başlayınca da kimseler görmesin diye gizlice ayrılmak istediklerinde
birbirleriyle karşılaşırlar ve birbirlerine bir daha gelmemek üzere söz verirlerdi.
Ama her üçüde bir önceki gece dinledikleri şeyi özlerler, verdikleri sözleri
unutur yine bir sonraki gece gizlice gelirlerdi. Bir kez daha söz verip gene
gelirler Kur’an’ı Kerim’in bu güzelliğini gördükleri halde yinede teslim
olmuyorlardı. İşte bu şekilde hoşnut olup ta kabul etmeyen, teslim olmayan bu
insanlar ve onlar gibi onların bulunduğu konuma ne ad verilir?
Cevap : İnadı Küfür.

Soru 4 : İslam’ı yaşamak için yerel iktidarın zulüm rejimlerinden kaçıp daha müreffeh bir
hayata kavuşmak müslümanca yaşamak, Allah (c.c.)’ın kanunlarını ikame etmek,
Ruhun Allah (c.c.)’ın kanunlarıyla terbiye edilmesi için ilahi yaşam kaygısını
Allah (c.c.)’ın arzında değişik yerlerde vermek sebebiyle yapılan göçe ne ad verilir?
Cevap : Hicret.
Okumaya devam et

internette söylenen yalan da günahtır

Image Hosted by ImageShack.us

Sanal âlemde söylenen yalanların masum olduğunu, kimseye bir zararı olmadığını söyleyenlerin aksine uzmanlar bu yalanların, gerçek hayatta söylenen yalanlardan bir farkı olmadığını söyledi.

İnternette sanal ortamda takma isim ve meslekle yapılan sohbetlerin dinen uygun olmadığını söyleyen Sakarya Üniversitesi (SAÜ) İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Erbaş, kişilerin gerçek hayatta birbirlerine yalan söylemesi nasıl haramsa, sanal ortamda da söylenen yalanların haram olduğunu kaydetti. Okumaya devam et

başbakan’dan fıkra gibi hatıra

Image Hosted by ImageShack.us
Hafta sonunu memleketi Rize’de geçiren Başbakan Tayyip Erdoğan dün Ardeşen ilçesinde bir dizi açılış gerçekleştirdi.

Açılışı yapılan yerler arasında Ardeşen Belediyesi’nin yaptırdığı beton santralı, parke fabrikası, kapalı otopark ve parkın yanı sıra gasilhane de vardı.

Törenin ardından konuşma yapan Erdoğan, gasilhanenin öneminden bahsetti. İnsanların en acı anının bir yakınını kaybettiği an olduğunu ifade eden Erdoğan, cenazeyi mezara taşıyan aracın bile önemli olduğunu vurguladı. Erdoğan, konuyla ilgili olarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde yaşadığı ilginç bir olayı anlattı:

“Çok enteresandır. Aynen bizim Temel’in fıkraları gibidir ha. Belediye başkanı oldum, bir karar verdim. Cenaze arabalarını değiştirelim dedik. İstanbul’da o zamana kadar olan bir marka var. Fakat hakikaten arabalar dökülüyor. Ben de dedim ki, öyle bir marka alalım ki bununla moralman, manen bir takviye olsun. Ee ne olsun? Dedim ki, biz Mercedes alacağız. Mercedes cenaze arabaları yaptırdık. Tabii Mercedes’ler cenazeleri taşımaya başladı. Bir cenazeye ben de katıldım. Bir kişi yanıma yaklaştı, ‘Başkanım’ dedi, ‘Allah sizden razı olsun’. ‘Hayırdır?’ dedim. ‘Bu gördüğünüz, benim amcamın oğludur. Hayatında hiç Mercedes’e binmemişti. Ama şimdi Mercedes’te kabre gidiyor’. Bu beni çok duygulandırdı. Belki basit gibi görülüyor; ama önemli bir şey. Niye? Bu millet ölüsüne bile değer veriyor. Biz gasilhanelerimizi yeniledik, düzenledik, pırıl pırıl hale getirdik.”
Okumaya devam et

Efendimizin (a.s.m.) Annesine Getirilmesi ve Annesinin Vefatı

Image Hosted by ImageShack.us

PEYGAMBER EFENDİMİZİN, ANNESİNE GETİRİLMESİ!

Saadet Güneşi, ömrünün dört yılını geride bırakmış, oldukça gürbüzleşmiş ve gelişmişti.

Zâtında görülen gariblikler, hele göğsünün yarılması hâdisesi, Hz. Halime’yi bütün bütün düşündürmeye ve telâşlandırmaya başladı. Hattâ, artık endişe duyuyordu. Canı gibi sevdiği Efendimizin başına hoş olmayan herhangi bir hâdisenin gelmesinden korkuyordu.

İşte, bu düşünce, endişe ve korku, Halime ve kocası Haris’i şu kararı almaya mecbur etti:

“Başına bir iş gelmeden, bu yavruyu annesine teslim etmeliyiz!”

Halime’nin içi cayır cayır yanıyordu, ama ne yapabilirdi ki?..

Nihayet, Nur Çocuk, kendisine muvakkaten emanet edilmişti! Emanete el koyacak hâli yoktu ya!..

Sa’d Oğullan yurduna dört sene ışık saçan Saadet Güneşi, şimdi süt annesi tarafından Mekke’ye getiriliyordu. Burada bir başka haşmetle, bambaşka bir azametle dünyaya ışık saçsın diye!..

Halime ve kocası Mekke’ye gece girdiler. Bir ara Sevgili E-fendimiz, gözlerden kayboldu. Halime ve kocasında bir telâş başladı. Bütün aramalara rağmen onu bulamadılar. Gidip, dedesi Abdûlmuttâlib’e haber verdiler.
Okumaya devam et