52-56 Yaş

Medine, Peygamberimizin hicretine kadar Yesrib adını taşıyordu. Hicretten sonra ise Medine adını aldı. Hicretten sonra Müslümanlar, Peygamberimizin emriyle bir mescit inşasına başladılar. Medine’nin ilk camisi olan bu mescidin inşasında Peygamberimiz de bizzat çalıştı. Bu mescide Mescid-i Nebevî adı verilmiştir.

Ashâb-ı Suffa

Mescid-i Nebevî’nin bir kısmında, Medine’de ne aşireti ne de akrabaları bulunan, Kur’ân ilmi tahsil eden talebeler kalmaktaydı. Bunlara Ashâb-ı Suffa denilirdi. Vakitlerini Resûl-i Kibriyâ’nın huzurunda geçiren bu mübarek zümre, Efendimizden daima feyiz alırdı. Peygamber Efendimiz tarafından tespit edilen muallimler, bu talebelere Kur’ân öğretirdi. Bunlardan yetişenler, Müslüman olan kabilelere Kur’ân’ı öğretmek ve İslâm’ı anlatmak için gönderilirdi.

Peygamberimizin katılmadığı seferlere seriyye denilmiştir. Resûl-i Ekrem Efendimiz Medine’ye hicret ettikten sonra her tarafaseriyyeler göndermeye başladı. Hicretin ilk senesi ticari amaçla yapılan bu tarz seriyyelerle geçti.

Hicretin 2. senesinde kıblenin yönü değiştirildi. Daha önce Kudüs’teki Beytü’l-Makdis’e doğru namazlarını kılan Müslümanlar bu seneden sonra Kâbe’ye yönelmeye başladılar.

Bedir Muharebesi

Hicretin 2. senesinde Kureyş müşrikleri bir ticaret kervanı hazırlamıştı. Şam’a gönderilen bu büyük kervanın satılan malları karşılığında Müslümanlara karşı planladıkları harbe hazırlık için silah alınacaktı. Durumu haber alan Peygamber Efendimiz Mekkelilerin bu teşebbüsüne mani olmak istedi. Bunu öğrenen Mekkeli müşrikler derhal savaş hazırlıklarına başladı. Müslümanlar da bir ordu hazırladı ve iki ordu Bedir denilen yerde karşılaştı. Müşriklerin sayısı 950-1000 civarındaydı. Müslümanların sayısı ise 300 kadardı. Müşriklerle Müslümanların ilk savaşları olan Bedir’de müşrikler büyük hezimete uğratıldı. Bu savaşta müşriklerin ileri gelenlerinden Ebû Cehil öldürüldü. Müslümanlardan şehid olanların sayısı 14 iken, müşriklerden 70 kişi öldü. Peygamberimiz bu savaşta bir mucize olarak eline bir avuç kum alarak müşrik ordusuna savurmuş, bu bir avuç kum tüm müşriklerin gözüne girmiştir.

Ebû Leheb Bedir harbine katılmamış, yerine bir başkasını göndermişti. Müşriklerin hezimet haberini alınca kederinden öldü. Ölüsü çok fena koktuğu için yıkanmadan, sopalarla sürüklenerek şehir dışına çıkarıldı ve üzeri taşla örtüldü.

Peygamberimiz Medine’ye teşrif ettiğinde Medineliler, Abdullah bin Übey’i reis yapmak için hazırlanıyorlardı. Ancak Peygamberimizinteşrifi onun bu hayallerini suya düşürmüş, çevresindeki kimseler İslâmiyet’i seçtiğinden, o da İslâm’ı kabul etmiş gibi davranmaya mecbur kalmıştı. Baş münafık olarak bilinen Abdullah bin Übey her fırsatta Müslümanları birbirine düşürmeye çalışmıştır.

Bedir Harbinden önce, Medine’de yer alan Benî Kaynuka Yahudileri Müslümanlarla anlaşma yapmışlardı. Bu anlaşmaya göre; Yahudiler, Müslümanlara karşı bir harekete kalkışmayacaklar ve bir dış saldırı karşısında Müslümanlarla beraber olacaklardı. Ancak Yahudiler bu anlaşmayı bozarak bir Müslüman’ı şehid ettiler. Bunun üzerine Medine’den sürüldüler.

Hicretin 2. senesinin diğer mühim olayları; Ramazan orucunun ve zekatın farz kılınması ve ilk Ramazan ve Kurban Bayram namazlarının kılınmasıdır. Yine bu sene içerisinde Peygamberimizin kızı Hz. Fatıma ile Hz. Ali evlenmişlerdir. Peygamberimizin diğer bir kızı olan ve Hz. Osman ile evli bulunan Hz. Rukiyye de bu sene içerisinde vefat etmiştir.

Uhud Muharebesi

Hicretin 3. senesinde Kureyş müşrikleri Bedir’de uğradıkları hezimetin öcünü almak gayesiyle 3000 kişilik bir ordu hazırladı. Kureyş’in hazırlıklarını haber alan Peygamberimiz de 1000 kişilik bir ordu hazırladı ve iki ordu Uhud mevkiinde karşılaştı. Savaş ilk önceleri Müslümanların lehinde gitmesine rağmen, sonraları Resûl-i Ekrem Efendimizin dağ eteklerine bıraktığı elli okçunun yerini terk etmesi sonucunda savaş Müslümanların aleyhine döndü.

Savaş esnasında Talha bin Ubeydullah, Peygamberimize gelen bir oka elini siper yapmış ve çolak kalmıştır. Fakat bu fedakarlığıyla Peygamberimizin “Yeryüzünde gezen Cennetlik bir kimseye bakmak isteyen, Talha’ya baksın.” iltifatına mazhar olmuştur.

Harbin şiddetlendiği bir anda, Peygamberimizin amcası Hz. Hamza, Ebû Süfyan’ın karısı Hind’in kiraladığı Vahşi adında bir köle tarafından şehid edildi.

Yapılan harp sonucunda Müslümanlardan yetmiş kişi şehid düştü. Bunlar arasında Hz. Hamza ve Mus’ab bin Umeyr gibi güzidesahabeler de vardı.

Hicretin 4. senesinde, Uhud Harbi’nde Müslümanların mağlubiyetini gören çevre kabileler, onlara karşı savaş hazırlıklarına başladılar. Fakat bunda başarılı olamadılar ve başka bir yolla Müslümanlardan intikamlarını almak üzere harekete geçtiler. Bu kabilelerden altı kişilik bir heyet Peygamberimize gelerek Müslüman olduklarını bildirdiler ve kendilerine Kur’ân’ı öğretecek kişiler gönderilmesini istediler. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem Efendimiz on kişilik bir heyet gönderdi. Bu heyetten sekiz kişi Reci’ mevkiinde tuzağa düşürülerek şehid edildi. Geri kalan ikisi ise esir alınarak satılmak üzere Mekke’ye götürüldü. Bu iki sahabe burada İslâm düşmanlarına satıldı ve idam edilerek şehid edildi. Bu şehitlerden Hubeyb Bin Adiyy, idam edilmeden önce iki rekat namaz kılarak bu adeti başlatmış oldu.

Yine Hicretin 4. senesinde, Müslümanlarla anlaşmalı bulunan Benî Nâdir adlı Yahudi topluluğu Peygamber Efendimize suikast düzenledi. Fakat bu planları Allah tarafından Efendimize bildirildi. Bu hadiseden sonra yaptıklarından pişman olmayan ve teslim olmayı kabul etmeyen bu Yahudi topluluğu Medine’den sürüldü.Hicrî 4. senenin diğer mühim hadiseleri; içkinin haram kılınması, Peygamberimizin zevcelerinden olan Hz. Zeyneb’in vefat etmesidir (Peygamberimizin iki zevcesi kendisi hayattayken vefat etmiştir: Hz. Zeyneb ve Hz. Hatice).

Hicretin 5. senesinin mühim hadiselerinden biri, Müslüman kadınlara tesettürün emredilmesidir. Yine bu sene içerisinde “İfk Hadisesi” meydana gelmiştir. Bu hadise, Peygamberimizin zevcesi Hz. Âişe validemize münafıkların reisi Abdullah bin Übey tarafından yapılan iftira hadisesidir.

Hendek Savaşı

Uhud Harbi’nden iki yıl sonra, Hicretin 5. senesinde gerçekleşen Hendek Savaşı Müslümanların ilk savunma savaşıdır. Bu savaş, Kureyş müşrikleri, Yahudiler, Gatafanlar ve daha bir çok Arap kabilesi ile yapıldı. Bu savaşta Medine’nin etrafı hendeklerle çevrildi. Müşrikler, yaklaşık 10.000 kişilik bir orduyla Medine önlerine gelerek şehri kuşattılar. Bu kuşatma açlık ve soğuk sebebiyle neticesiz kaldı ve müşrikler elleri boş olarak geri döndü. Bu harp esnasında Nuaym bin Mesud adlı sahabe, düşmanın arasına girmiş ve onları birbirine düşürmüştür.

Savaştan sonra, Müslümanlarla anlaşmalı bulunmasına rağmen düşmana yardımda bulunan Benî Kurayza Yahudilerinin kaleleri kuşatıldı ve bu Yahudi topluluğu da Medine’den sürüldü.

Kaynak : İbret Sayfası

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s