Monthly Archives: Mayıs 2007

yeni keşfim

yeni keşfim = rasul aşıkları [ashıq al-Rasool]

medine tün nebi eserlerini bilirsiniz.

bunlar da diğer güzel eserler. iyi dinlemeler….

MEDİNE ‘NİN SULTANI [ SULTAN’ OF MADİNA] * ASHIQ AL RASOOL] 

https://mimnun.wordpress.com/2007/02/21/madinah-tun-nabi

PEYGAMBER [THE MESSENGER ] * ASHIQ AL RASOOL]

sultan of madina sözleri Okumaya devam et

ömer faruk tekbilek ___KOLAY MI

bir muhteşem eser daha…

dinleyin neden muhteşem bileceksiniz…

ömer faruk tekbilek _ HASRET

muhteşem bir eser

dinlemenizi tavsiye ederim.

sizi bir yerler götürecektir.

SEVGİLİ a.s.m. diyarlarına… 

işte özgürlük dersi !!!!

face=”Arial”>Atilla Yayla’dan özgürlük dersi! VİDEO

Bir dönem program misafirleri ve konuları ile gündeme

damgasını vuran, Hakan Aygün’ün hazırlayıp, sunduğu

Basın Kulubü, Prof. Dr. Toktamış Ateş, Prof. Dr. Nur

Serter, Prof. Dr. Nur Vergin, Prof. Dr. Nejla Arat ve

Prof. Dr. Atilla Yayla’nın misafir olarak katıldığı

bir (Ekim 2006’da yayınlanan) bölümünde başörtüsünü

tartışmaya açmıştı.

 . Programın konusu toplum içinde, inancın ve

yaşamın bir gereği olarak kadınların kullandığı başörtüsü.

 Programa katılan aydınlar,  kendilerine toplumu

çağdaşlaştırma görevi biçip, başörtüsüne karşı

cephe alarak, bunun adına da çağdaşlık demelerinin

üzerine Prof. Dr. Atilla Yayla’dan adeta ‘özgürlük dersi’

 aldılar. İşte Prof. Dr. Atilla Yayla’dan, kendileri gibi

düşünmeyenlerin ve kendileri gibi olmayanların çağdaş

olmadığını iddia edenlere büyük dersi

  İŞTE ÖZGÜRLÜK. iŞTE DEMOKRASİ. iŞTE YAŞAMA HAKKI

 

mihenk.org

GülİSTANBUL

                                    

Gülistan, bul kokuyu! İstanbul gülümsesin
ne kadar solsa rengin bülbüle kırmızısın
heybesi gül tohumu münzevî âşık benim
sen şehrengiz güzeli, sen şâirân kızısın
elim var ellerinde, fermansız şehzâdenim
Gül İstanbul kokulu, gülüm İstanbul sesin

Üsküdar’da her yangın utanır yağmurundan
Beyoğlu’nda temâşâ, Ayasofya’da mâtem
şafak Dolmabahçe’de öpüyor İslâmbol’u
Bâbıâlî kederli, sahaflarda bin elem
sorsak söyler mi deniz: nerde Hüdâyî Yolu
Üsküdar da utanır her yangın yağmurundan

Leylâ’sını arayan kalbim/de İstanbul’dur
kaç nağmeye sarılsam dilimde kalan hüzzâm
üzülmem, dervişinim, köşe bucak benimsin
tanıksın yüreğime, hoşgörün ne muazzâm
ister adını duysun, ister kıyında gezsin
Leylâ, aranan aşkın kalbinde İstanbul’dur

İstanbul kalabalık, ne çok sevdâ her şeye
renklenir yedi tepe, yedi gök efsânesi
duygular mı mültecî zindanda ve sarayda
iki denize mahrem, ağlayan Kız Kulesi
gök/yüzünde ilkbahar, yaz sonbahar, kış şeydâ
İstanbul ne çok sevdâ kalabalık her şeye

Sularda secde eden elleridir Sinan’ın
âşiyân kubbelerde kandillerin şavkı var
dökülsün çeşmelerden gözyaşları Çınar’ın
kehribâr tesbih gibi çekilsin leyl ü nehâr
çağırın minareler, sonsuza dek çağırın
Sular da elleridir secde eden Sinan’ın

Türbeler, siz söyleyin tutar gibi elimden
hû çekmez mi serviler kabristan ağlar diye
kaç güvercine mesken avlular ve cumbalar
beş vakit, çocuk gibi gülen Süleymâniye
Topkapı kaç geline çeyiz sandığı saklar
Tutar gibi söyleyin bu türbesiz el’imden

Âh! gizli ve âşikâr, tenhâ sokaklarından
Haliç’e inmek için sıralanan odalar
çocuğunum kaybolan, hayalleri yaramaz
martı mı, kırlangıç mı, kuğu mudur adalar
iskelede kalınca hangi vapur yas tutmaz
Âh! tenhâ ve âşikâr, gizli sokaklarından

Neyleyim, kır kalemi, sessizliğin de şâir
köprülerin yetmiyor vuslata kadîm şehir
iki sevgili gibi her yakanda bir hüzün
kimine şerbet oldun, kimine dâr ve zehir
haritaya sığmayan manzaralar/da yüzün
Neyleyim sensizliği, kırsın kalemi şâir

Boğaz/da gezgin gibi akşamlayan gölgeler
sırrını keşfediyor Çamlıca’da güneşin
mecalsiz erguvanlar söylenmemiş şarkıdır
mehtaplı gecelerdir masal eğlencelerin
yoksa sabahladığım kuşlarla rıhtım mıdır
Boğaz’da akşamlayan gezgin gibi gölgeler

Ulubatlı gözlüyor surlardan bakan tarih
Eyüpsultân’da hâlâ Akşemseddîn duâsı
düşleriyle Fatih’in kapanan eski zaman
ey yirmi bir yaşımın hiç bitmeyen hülyâsı
İstanbul, Dersaâdet, Konstantin ve Âsitân
Ulubatlı surlarda gözlerden akan tarih

Lâledân bildim seni, sen yine gülistan bul
ayrılık bahçesinde bülbül gibi ağla/yan
fetih müjdeli diye gül/süz adın bak yarım
muammâ yalnızlığı talihime bağla/yan
yazmak bana mı düştü, nakkaş mı parmaklarım
Lâleden bildim seni, yine de gül İstanbul

Mehmet Şamil Baş

Okumaya devam et

laz penguen :)

kördüğüm gibi

Hz. Aise sordular :
” Ey Allahin Resulu beni sewiyormusun ? “

Resulullah :
” Evet ya Aise, tabii Seviyorum “

Hz. Aise bununlada yetinmiyordu ve hemen soruyor :

” Beni nasil seviyorsun ? “

Peygamberimiz a.s.m.  sevgi tanimlamasini

yapiyordu sevgili esine. Icten, samimi ve hayran kalinan bir ifadeyle:

” Kördügüm gibi.. “

Sevgiye bakin aska bakin. Acilmayan, cözülmeyen, kördügüm gibi sevgi.

Hz. Aise Peygamberimize a.s.m. sık sık sorardi :

“Ey Allahin Resulu, Kör dügüm ne alemde ? “

O yüce Resul a.s.m. cevap veriyordu :

” Ilk günkü gibi !! “

biz de Seni kördüğüm gibi seviyoruz ya HabibAllah.

bu aşk kalbimizden hiç silinmesin.

şefaatine nail olalımm.

cennette buluşalım.

amin.

BEKLENEN

 

Ne hasta bekler sabahı,
Ne taze ölüyü mezar.
Ne de şeytan, bir günahı,
Seni beklediğim kadar.

Geçti istemem gelmeni,
Yokluğunda buldum seni;
Bırak vehmimde gölgeni,
Gelme, artık neye yarar?

necip fazıl

üzüntülü iken

Nebiyy-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem-

 şöyle buyurmuşlardır: “Sizden birinize bir düşünce

yahud üzüntü geldiği zaman yedi defa:

“Allah! Rabbim Allah’dır! O’na hiç bir şeyi şerîk

 koşmam ben!” desin. Okumaya devam et

Mü’minler İçin Duâ

Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivâyet

olunduğuna göre, Nebiyy-i Ekrem -sallallahu

 aleyhi ve sellem- şöyle dua etmişlerdir:

Yâ Rabb! Ben hangi bir mü’mine onu üzecek

ve gönlüne ağır gelecek bir söz söylemişsem

kıyamet gününde o sözü onun için sana

kurbiyyet eyle; yani o sözden müteessir olduğu

kadar onu sana yaklaştır. ” Okumaya devam et

iki gözümsün

Esselamu aleykum

Siz böyle eserleri dinlerken ne hissedersiniz ne

 düşünürsünüz bilmem ama [paylaşırsanız bilirim J ]

 ben hep aklıma aşk-ı Rasul ‘u getiririm. Mecazdan

öte mana aşkı.

Şarkılarla hiç aram yoktur.ezgiler paklar beni J

Uğur ışılak’ın mükemmel eserleinden birisi.

Beğeneceğinizi umuyorum.

Vazgeçmem güneşi verseler elime

 Yanarım yolunda ben Senden vazgeçmem

Sanadır her şiir her söz ve her kelime Sunarım yolunda

ben Senden vazgeçmem Sen benim alın yazımSen benim derdim

 sızımSen benim özüm sözüm Sen benim iki gözümsün 

“Sözler yetim sözler öksüz

 gönlümden gönlüne sadece buruk bir selam var

Ve Sana dair bildiğim bir tek kelam var

Özüm sözüm iki gözüm” 

Vazgeçmem almışım bu aşkın tadını

Kanarım yolunda ben Senden vazgeçmem

Daha ne isterim her demde adını

Anarım yolunda ben Senden vazgeçmem

DUA

Ey ezelin ve ebedin
ey yerin ve göğün maliki olan Rabbim
ismini isminin yanına yazdığın Sevgilin Habibin hürmetine
yardım eyle Muhammed ümmetine…

zulmedenin zulmünü
al başına geçir ya RAB
ve ebabil kuşlarını
başlarında uçur ya RAB

uykularının vahını
çektük dua silahını
sen mazlumların ahını
zalimlerden çıkar ya RAB

RABBİM Sanadır dilekçem
çaresizlik tek gerekçem
boynum bükük bozuk lehçem
zalimleri batır ya RAB
zulmedeni bitir ya RAB

mazlumları üzenleri
kudretinle Sen ez ya RAB
mü’minler çaresiz kaldı
kördüğümü Sen çöz ya RAB

CELALEDDİN ADA

hilal’i görünce

Ay ve Mars

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Hilâli gördükleri zaman Resûl-i Ekrem sallallahu

 aleyhi ve sellem:

-“Ey Rabbim! Bize bunu bereket ve îmân ile başlat, selâmet

 ve îmân ile başlat. Ey Hilâl! Benim de senin de Rabbimiz

Allah’dır.” [tirmizi]

Yine hilâli gördükleri zaman:


“Allah büyüktür, Allah büyüktür, hamd Allah’a mahsustur,

 Allah’a dayanmaktan başka kudret kuvvet yoktur.

 Allah’ım! Senden bu ayın hayrından istiyorum,

 kaderin şerrinden ve mahşer gününün şerrinden sana

sığınıyorum. ” [tuhfetuzzakirin]

 

Okumaya devam et

salat-ı münciye


 

“Dua eden kimse Peygambere ( s.a.v.) salât

etmedikçe duası perdelidir (Dergâh-ı icabete

 vasıl olmaz, kabul edilmez).”

(Taberani, İbn Mes’ud r.a.’den)

Okumaya devam et