Daily Archives: Mayıs 6, 2007

ya Habib Allah

HER GÜNE BİR DUA

6 MAYIS 2007

Rabbim,bu küçük bebeği aşkının sinesinde büyüt ve
inayetinin göğsünden ona süt ver.

SEN benim Rabbim Halıkım ve Mabudum olduktan sonra…

Allahım cc, Sen benim Rabbim Halıkım ve Mabudum olduktan sonra, iki dünyanın hayatını da kaybetsem ve kainat bütünüyle bana düşmanlık etse, ehemmiyet vermememliyim. çünkğ ben Senin mahlukun ve masnuunum. sonsuz gnahkarlığım ve insana değer kazandıran sair güzel hasletlerden nihayetsiz uzaklığımla beraber,Senin ile bir alaka ve intisap cihetim var. işte Senin böyle durumdaki bir mahlukunun lisanıyla niyaz ediyorum. EY HALIKIM, EY RABBİMEY MALİKİM, EY MUSAVVİRİM,EY MABUDUM! Esma-i Hüsnan, İsmi Azamın, Kur’an-ı Hakimin,Habib-i Ekremin, Kelam-ı Kadimin, Arş-ı Azamın ve bir milyon ihlas suresinin hürmetine bana merhamet et! YA ALLAH cc YA RAHMAN YA HANNAN YA MENNAN YA DEYYAN cc.

Okumaya devam et

küresel ısınma

GELECEĞE ÇAĞRI

Hep söylediğimiz başımız geldi işte. Bu kadar mı bıkmıştık dünyadan,dünya nimetlerinde? Yıllardır söylediğimiz sözler geliyor da aklıma. “batsın bu dünya!”dedik, “kahrolsun.”dedik. ama bir şeyi unuttuk:dünyayı bu hale getiren bizdik.
Dünyamızı malımsı hikayelere mi bırakacağız? Torunlarımız bize hayretle “Su her gün mü akıyordu? “ diye mi soracak su alma gününü beklerken? Arkadaşlarımız, sevdiklerimiz bir bir ölürken açlıktan sıramızı mı bekleyeceğiz huzursuzlukla? Şimdi yediğimiz yemekleri, aldığımız meyve ve sebzeleri; o zaman bulamayınca , tatlarını artık unutunca mı aklımız başımıza gelecek? Şimdi boş yere yanan oda lambamız, kimse izlemese bile açık duran televizyonumuz, bize yokluğunu hissettirirken mi
“keşke …”diyeceğiz,”keşke…”
Bir anlığına da olsa gözlerimizi çevremizde olup bitenlere çevirelim. Bakalım gökyüzüne. Yağmur ne güzel yağıyor,can veriyor toprağa, ağaçlara,hayvanlara,her şeye.
Yağmur yağıyor barajlarımız doluyor,tabiat şenleniyor,sıcaklık kavurmuyor bizi. Yağmur bizden önce de yağıyordu. Herkes mutluydu. Biz ise onu engelleyecek her şeyi yaptık. Önlem alınmazsa gelecekte yağmayacak. Şimdi biz mutlu muyuz? Bizden önce var olan, bizden sonra da var olsaydı gelecek için. Dengeyi biz bozduk.
Eşsiz güzelliğiyle bizi maddi manevi sıkıntılarımızdan kurtaran kar, bizlere onunla oynarken mutluluk vermesi anlatılacak gibi değil. Çocuklarımızın hatta daha yakın olarak bizlerin bu güzelliği görmeye ihtiyacı var. Diğer bir güzellik olarak sayılacak olan, hayatımızı kolaylaştıran otomobil cep telefonu gibi ürünlerin çevremize verdiği zararı önemsemeliyiz. Hayatımız kolaylaştıralım derken hayatımızdan vazgeçemeyiz. Fabrika atıkları, denize dökülen kirli sular, çöplerin çıkardığı gazlar ,
Hepsi tehlike tabiat için.bu tehlikeye dur diyeceğimiz zaman geldi de geçiyor bile.
Hani anneler çocuklarına derler ya:”ellerini yıkamadan sofraya oturma.” diye.
Düşünüyorum da o zaman ellerini yıkamaya su bulamayan çocuklara anneleri seslenebilecek mi böyle? Yoksa hem susuzluk hem de açlık anne ve çocukları ayıracak mı daha birbirlerine doymadan?
Her an elimizin altında olan ısı ve ışık kaynaklar, iyi ki varlar. İstediğimiz zaman ışığımızı açıp, işimizi görür haldeyiz. Isınabiliyoruz istediğimiz zaman. Ama boşa harcanarak, bitmeye yüz tutmuş bu kaynaklar, bizlerin ihmalkarlığıyla karşı karşıya. Biz istediğimiz kadar kullanırken şimdi, tükenince o zaman çocuklar sormayacak mı “biz neden kullanamıyoruz?” diye. “sizin günahınızı neden biz çekiyoruz?” diye.
Onlara bunu yapmaya hakkımız yok. Biz kendi yaşamımızda da zaten görüyoruz bu tehlikenin izlerini. Bir an önce düzeltmeye başlamalıyız her şeyi. Almaya çalışmalıyız önlemleri. Çevremiz her zaman canlı olsun, suyu olsun, bol ürünlü olsun. Biz de sevinelim, gelecek de sevinsin. Bizleri hayırla yad etsin. Okumaya devam et