Monthly Archives: Haziran 2007

naat,arif nihat asya,yorum,seyfullah kartal

naat,arif nihat asya,mustafa demirci

hamza robertson [ your beauty] !!!!

Efendimiz a.s.m. nin sözleri

viyana’da imam hatip okulu


VİYANA’DA İMAM HATİP OKULU – Avusturya’da yaşayan çocuklarımızın eğitim noktasında yaşadıkları sıkıntıları gidermek, kendi inanç ve kültürlerini en iyi şekilde gençlerimize aktarabilmek amacıyla İmam Hatip Eğitim Merkezi hizmetlerine başlıyor.

WONDER Derneği bünyesinde faaliyet gösteren imam hatip eğitim merkezi eğitim noktasında yaşanan büyük eksikliği giderme adına önemli bir görev üstleniyor. Kayıtların başladığı eğitim merkezinde İslami İlimlerin yanı sıra gençlerimizin okullarındaki derslerine de yardımcı olacak kurslar düzenlenecek. Rehberlik programları, sosyal ve kültürel konularda seminerler, Okumaya devam et

Yaz Kur’an Kursları açılıyor!!! 25 haziran 2007

Dr. Mehmet Güneş – Gül, Aşkın Mihrâbıdır

Başkaları Gülü bir çiçek diye sever belki de… Ama biz, Gülü “Gül” olduğu için severiz… Bizim için; Gül sevgilidir, Gül güzelliktir, Gül coşkudur… Gül, esmânın eşyâya tecellisinin esrârıdır… Gül aşktır, Gül sevinçtir, Gül bahar muştusudur… Gül, ezelle ebet arasındaki bütün zamanların “En Güzeli”nden yansımalar taşıdığı için güzeldir… Ve katmer Gül; rengini şehit kanından, kokusunu Efendimiz(sav)’in mübârek teninden aldığı için çiçekler sultânıdır… Bu sebeple olsa gerek, Gülün kokusuyla kendimizden geçeriz… Gideriz bir başka âleme… Yol buluruz mâverâya… Biz Güle, Gülistanda açan katmer Güllere; “ Peygamberlik Gülzârının Eşsiz Gülü”nün remzi olduğu için vurgunuz… Gülü her kokladığımızda salavat getiririz , O’nun terinin kokusundan bir zerreyi teneffüs ettiğimizden …

“Gül”ü târife ne hâcet, “Gül”; Sevdâyı Muhammedî’dir… “Gül”ün sevdâsı kalbimizin hafî tepelerinde, ahfâ zirvelerinde sancak açmıştır… Ve bizler, gönlü Gülşen olan insanlara meftûn oluruz, “Kainatın Solmayan Gülü”nün aşkıyla… Gün gelir, gözyaşıyla Gül sularız… Bir Gül için bin dikene su veririz; biliriz ki, Güllerin içinde diken yoktur, dikenler içinde Gül vardır…

O, aşkımızın mihrâbındaki “Gül”… O, âlemlere rahmet olarak gönderilen bir resûl… O, çöl sıcağındaki bir Kevser şelâlesi… O, teşrifiyle kainatı aydınlatan ve ışık bahşeden sonsuz bir nur şûlesi… Gündüzleri dünyayı ışıtan güneş ve geceleri gökyüzünde çiçek çiçek açan yıldızlar O’nun sönmeyen ışığının en mütevâzı kandilleridir… Serâ da , süreyyâ da O’nun nûruyla aydınlanır… O’nun sîreti bir amaç, O’nun sünneti bir hidâyet, O’nun sûreti gönüllere ülfet ve nîmet veren bir âb-ı hayat… Ruhumuz O’na âşık… O, Gül mushaflı sevdâmızın sembolü… O, on sekiz bin âlemin emsali olmayan “Gül”ü…

Divan şairimiz Fuzûlî Su Kasidesinde:

“Suya versün bâğbân Gülzârı zahmet çekmesün,

Bir Gül açılmaz yüzün tek verse min Gülzâre su.”

diye “O Gül”ün dünyaya bir kere geleceğini, bahçıvanın bin Gül bahçesini sulasa, sele verse dahi O’nun yüzü gibi bir Gül açılmayacağını en lâtif bir biçimde ifâde ediyor…

Lâkin , O “Gül”ün sevdâsını kelimelerle anlatmak, dizelerle vasfeylemek ne mümkün… Okumaya devam et

Prof. Dr. İskender Pala – Hakikatli Sevgili

Aşk ve sevgi… Tecellisi gönülde beliren, gönlü muhatap alan duygular… Buna, insanı anlamlandıran beşerî, İlahî ve mecazî boyutta telvinler de denilebilir.

Belki biri diğerinin vasıtası, diğeri ötekinin hedefi. Asıl hedefe giden yolda kah temrin, kah oyalanıp aldanma…

Aşk ve sevgi… İçinde mahabbet, alâka, yakınlık, dostluk, meveddet, mürüvvet ve daha pek çon insanî hasletlerin gizlendiği dünya… Bazen şefkatin, bazen himayenin, bazen merhametin adı. İlahî anlamda yalnızca bir hedefe, Sevgili’ye bakmak, beşeri anlamda ise aynı hedefe birlikte bakmak…

Sevgililer günü diye bir icad var artık. Bize dışarılardan dayatılmış bir anlayış… Ve aşkın yalnızca beşeri boyutunu görüyor; başka sevgileri ve sevgilileri de hariçte tutuyor. Evet… Varsayalım ki biz de bu mânâda “sevgili” diyeceğimiz kişiyi, can yoldaşımızı hatırlayacağız; onu hediyelerle, çiçeklerle hatırlamadan evvel kalbimizde hatırlamaya kim itiraz edebilir?!.. Üstelik bunu bir gün değil, her gün yapmamız gerektiğini ihtara hacet var mıdır?!.. İşte bu daimi hatırlamadır ki bizi ismete, ahlaka, nezahete ve necata götürür. Bu da bizim, canına sevgili arayan behîmî yanımızı yontup sevgili için can götüren insanî hasletimizi teraziye koyacaktır. Örnek mi istiyorsunuz; beraber okuyalım:

Canı için sevgili isteyenin hikâyesi Okumaya devam et

Yaz dönemi Kur’an kurslarına kur sistemi

Diyanet İşleri Başkanlığı, 25 Haziran Pazartesi günü başlayacak yaz kuran kursları öncesinde Türkiye genelindeki Kura’n kursu öğreticilerine, ‘kendinizi çocuklara sevdirin. Böylece anlattıklarınızı da severler” mesajı verdi.

Yaz Kura’n kurslarına gitmek isteyen öğrencilerin 5. sınıfı bitirmiş olması ve ailesinin onayını gösteren bir belge getirmesi yeterli.

Din hizmetlerinin en doğru şekilde verilmesini isteyen Diyanet İşleri Başkanlığı, Türkiye genelinde Kuran Kursu öğreticilerine seminer düzenledi. Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu’nun Ankara’daki seminerin açılışında yaptığı konuşma, tüm Diyanet personeline sinevizyon eşliğinde ulaştırıldı. Bardakoğlu konuşmasında, insanların dini konulardaki bilgilendirilme ihtiyacının en doğru şekilde giderilmesini istedi.

TOPLAM ÜÇ HAFTA

Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Şevki Ayhan, toplam 2 ay süren yaz Kura’n kurslarına kur sistemi getirildiğini anımsattı. Öğrencilerin, yaz aylarında tatile gitmek, akrabalarını ziyaret etmek istediğine dikkat çeken Ayhan, “Öğrencilerin kesintisiz olarak 2 ay kursa devam etmelerini bekleyemeyiz. (2 ay burada duracaksın) demek insanları zorluyor. Bu nedenle 2 ayı, 3’er haftalık 3 döneme ayırdık.” diye konuştu. Ayhan, kuran kurslarına müracaat edecek öğrencilerin seviye tespitlerinin yapılarak, 3’er haftalık dönemlerden birine kayıt yaptıracağını söyledi. Ayhan, uzun süreli kurslarda da kur sistemine geçileceğini açıkladı.

ÖNCE EĞİTİM

Ayhan, yaz kuran kurslarının, çocuklar ile cami arasında bir tanışma fırsatı oluşturduğuna dikkat çekti. Geleneksel yapıdaki din öğretiminden vazgeçilmesi gerektiğini söyleyen Ayhan, “Biz, bizim hocalarımız gibi hocalık yaparsak, kaş yapayım derken göz çıkartırız.” diye konuştu. Ayhan, büyüklerin Kura’n kursu anılarını anlatırken ‘sopadan’ bahsedebildiğine dikkat çekerek, günümüzde önce disiplin değil, önce eğitim anlayışının geldiğini vurguladı.

Yeni Şafak

http://www.moralhaber.net

ÖSS

PAZAR GÜNÜ ÖSS YE girecek kardeşlerimize dua edelim bu ismi azam ile.
Rabbim hayırlı ve başarılı sonuçlar versin. hayırlısını nasip etsin haklarında.
dünya sınavı bu , Rabbim ahirette sınavımızı hayırlsıyla kazananlardan eylesin.amin.
dua ile.
MiMnun

İsm-i Azam ve Esma-ül Hüsna Duaları

Hz. bu Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resûlulah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Allah’ın doksan dokuz ismi vardır. Kim bunları ezberlerse cennete girer. Allah tektir, teki sever.”Bir rivâyette: “Kim o isimleri sayarsa cennete girer” buyurmuştur. Buhârî hadisi bu lafızla tahric etmiştir. Müslim’de “tek” kelimesi yoktur. [Buhârî, Daavât 68; Müslim, Zikr 5, (2677); Tirmizî, Daavât 87, (3502).]

Tirmizî’nin rivâyetinde Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Allah’ın isimlerini şöyle yazdı:”

O Allah ki O’nda başka ilâh yoktur.
Rahman’dır.
Rahim’dir.
El-Meliku’l-Kuddûsu,
es-Selâmu,
el-Mü’minu,
el-Müheyminu,
el-Azîzu,
el-Cebbâru,
el-Mütekebbiru,
el-Hâliku,
el-Bâriu,
el-Musavviru,
el-Gaffâru,
el-Kahhâru,
el-Vehhâbu,
er-Rezzâku,
el-Fettâhu,
el-Alîmu,
el-Kâbizu,
el-Bâsitu,
el-Hâfidu,
er-Râfiu,
el-Muizzu,
el-Müzillu,
es-Semîu,
el-Basîru,
el-Hakemu,
el-Adlu,
el-Latîfu,
el-Habîru,
el-Halîmu,
el-Azîmu,
el-Gafûru,
eş-Şekûru,
el-Aliyyu,
el-Kebîru,
el-Hafîzu,
el-Mukîtu,
el-Hasîbu,
el-Celîlu,
el-Kerîmu,
er-Rakîbu,
el-Mucîbu,
el-Vâsiu,
el-Hakîmu,
el-Vedûdu,
el-Mecîdu,
el-Bâisu,
eş-Şehîdu,
el-Hakku,
el-Vekîlu,
el-Kaviyyu,
el-Metînu,
el-Veliyyu,
el-Hamîdu,
el-Muhsî,
el-Mubdiu,
el-Muîdu,
el-Muhyi,
el-Mümîtu,
el-Hayyu,
el-Kayyûmu,
el-Vâcidu,
el-Mâcidu,
el-Vâhidu,
el-Ahadu,
es-Samedu,
el-Kâdiru,
el-Muktediru,
el-Muahhiru,
el-Evvelu,
el-Âhiru,
ez-Zâhiru,
el-Bâtinu,
el-Vâli,
el-Müte’âli,
el-Berru,
et-Tevvâbu,
el-Müntekimu,
el-Afuvvu,
er-Raûfu,
Mâliku’l-Mülki, Zü’l-Celâli ve’l-İkrâm,
el-Muksitu,
el-Câmiu,
el-Ganiyyu,
el-Muğnî,
el-Mâni’,
ed-Dârru,
en-Nâfiu,
en-Nûru,
el-Hâdî,
el-Bedîu,
el-Bâki,
el-Vârisu,
er-Reşîdu,
es-Sâbûru.”

*) İsimleri bu şekilde, sâdece Tirmizî saymıştır.

Kütub-u Sitte Şerhi, Prof.Dr. İbrahim Canan, Cilt 16-17

www.resulullah.org

affet beni [ mustafa cihat]

bin günahla
bin gümanla
geliyorum sana…

bin hatayla
bin ziyanla
geliyorum sana…

affa (hayra,kayra) layık olmasam da
lutfa layık olmasam da
beni bağışla…

yandım el aman Sana geliyorum
ne olur affet beni…
açtım elimi Sana yöneliyorum
ne olur affet beni…

seslendiren: mustafa cihat

BEN…

Mutluluğu kara haber sanan deniz gözlü bir siyahım ben!
Hor görülmekte nam salmış olan mazlumun yanında…
Aç kalmakta ihtisas yapmış olan suçsuzun yanında…
İnandığı uğruna inanmamaya zorlanan masumun yanında…
Koşacakken önüne set konulmuş,
Uçacakken kanatları yolunmuş,
Tutacakken elleri vurulmuş,
Sevecekken kalpleri kurutulmuş,
İnadına aşıkların,
İnadına tutanların,
İnadına uçanların,
İnadına koşanların
Yanında…

MimNun

YALNIZLIĞA VERİLECEK CEVAP

Yalnızlığa verilecek bir cevabın mı var?
Seni duyarsa söylersi umutlarını.
Haykıracak isteklerin mi var?
Kaybolan yıllar peşini bırakır mı?

Yalnızlığa verilecek bir cevabın mı var?
Korkarsan koşmaya, kaçar bu tren yine.
Sabretmeye dayanan bir kalbin mi var?
Sabahları uyanmayan hayallerinle.

Yalnızlığa verilecek bir cevabın mı var?
Yılan gibi dolanırsa sözcükler boğazına
Dövünmeye bile vakit bulamazsın yar
Gecene geçmiş derken pas geçersin yaşanmışa…

MimNun

BU KALP SENİN

Kum tanelerini sayabildin mi?
Sayarsan bu kalp senin
Yağmur damlasını yere düşmekten kurtarabildin mi?
Kurtarırsan bu kalp senin.

Yaralı bir asker “ah!” demeden yarasını
Sarabilirsen bu kalp senin
Tahta bacaklı bir çocuğa
Ayak olabilirsen bu kalp senin.

Kötüler kol gezerken etrafta, bir iyi
Olabilirsen bu kalp senin
Evet, sen böyleysen cesursan,hayalciysen,
Umutluysan, koşuyorsan,durmuyorsan,
Bu kalp , o kalp, senin kalbin.

MimNun

AMA

Kuşların kanatlarıyla uçamazsın ama
Kendine kanat takabilirsin rüyalarında…
Denizin dibinde bir mercanla dertleşemezsin ama
Alır onu baş tacı yaparsın hayallerinde
Sen küçük olabilirsin bu yalan dünyada ama
Yaptıklarınla büyüyebilirsin burada ve öbür tarafta.

MimNun