Category Archives: dualar

Affetmeyi seven biri var!

Kadir gecesi her gece olabilir. her geceyi Kadir bilmeli.
bu kadar yakınken bize biz de ona yaklaşalım.
Kadir gecesi duası işte burda.
Affetmeyi seven bir Rabbimiz varken buyrun affa.

hilal’i görünce

Ay ve Mars

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Hilâli gördükleri zaman Resûl-i Ekrem sallallahu

 aleyhi ve sellem:

-“Ey Rabbim! Bize bunu bereket ve îmân ile başlat, selâmet

 ve îmân ile başlat. Ey Hilâl! Benim de senin de Rabbimiz

Allah’dır.” [tirmizi]

Yine hilâli gördükleri zaman:


“Allah büyüktür, Allah büyüktür, hamd Allah’a mahsustur,

 Allah’a dayanmaktan başka kudret kuvvet yoktur.

 Allah’ım! Senden bu ayın hayrından istiyorum,

 kaderin şerrinden ve mahşer gününün şerrinden sana

sığınıyorum. ” [tuhfetuzzakirin]

 

Okumaya devam et

salat-ı münciye


 

“Dua eden kimse Peygambere ( s.a.v.) salât

etmedikçe duası perdelidir (Dergâh-ı icabete

 vasıl olmaz, kabul edilmez).”

(Taberani, İbn Mes’ud r.a.’den)

Okumaya devam et

HER GÜNE BİR DUA

6 MAYIS 2007

Rabbim,bu küçük bebeği aşkının sinesinde büyüt ve
inayetinin göğsünden ona süt ver.

SEN benim Rabbim Halıkım ve Mabudum olduktan sonra…

Allahım cc, Sen benim Rabbim Halıkım ve Mabudum olduktan sonra, iki dünyanın hayatını da kaybetsem ve kainat bütünüyle bana düşmanlık etse, ehemmiyet vermememliyim. çünkğ ben Senin mahlukun ve masnuunum. sonsuz gnahkarlığım ve insana değer kazandıran sair güzel hasletlerden nihayetsiz uzaklığımla beraber,Senin ile bir alaka ve intisap cihetim var. işte Senin böyle durumdaki bir mahlukunun lisanıyla niyaz ediyorum. EY HALIKIM, EY RABBİMEY MALİKİM, EY MUSAVVİRİM,EY MABUDUM! Esma-i Hüsnan, İsmi Azamın, Kur’an-ı Hakimin,Habib-i Ekremin, Kelam-ı Kadimin, Arş-ı Azamın ve bir milyon ihlas suresinin hürmetine bana merhamet et! YA ALLAH cc YA RAHMAN YA HANNAN YA MENNAN YA DEYYAN cc.

Okumaya devam et

HER GÜNE BİR DUA

 

4 mayıs 2007

Ey Rabbimiz,
Peygamberlerin yoluyla bize vaadettiklerini ver,
kıyamet günü bizi rezil etme.
şüphesiz, Sen sözünden dönmezsin.

Al-i İmran , 194

“BENİ BERRAKLIĞA KAVUŞTUR!”
Allahım cc , eğer isyan ettim diye kovacaksan beni huzurundan, o Senin engin Rahmetin kimi kurtaracak? O sonsuz Rahmete en büyük bir günahkar gerekmez mi= Cüretkarlığım, cehalet ve perişaniyetimin bir çığlığıdır. Allahım cc , edepsizleri de affeden Sensin. Benim de Rabbim oluşun aşkına, Kuddusiyetinle yeniden ilk saflığa, ilk berraklığa kavuştur şu çamuralud mazlumu da…

Musa Hub, Bir Kalbin Alınyazısı

Okumaya devam et

Efendimiz a.s.m nin dua günlüğü

Kulun yaraticisi karsisinda takindigi tavra, yani O’nun karsisindaki durusuna ubudiyet denir. Kur’ân buna tesbih, hamd ve secde gibi isimler vermektedir. (Ra’d, 13/13, Isra, 17/44, Nur, 24/41) Bunlar, duanin çesitleridir. Hatta namaz ibadetini karsilamak üzere kullanilan salât tabirinin anlami da duadir.(1) Her güzel özellikte oldugu gibi ibâdet ve dua burcunun zirvesindeki Zat (s.a.s.)’in ifadesiyle ibadetin özü duadir.(2) Diger bir deyisle, bütün ibadetlerin irca edilecegi öz, duadir.
Aciz, fakir, muhtaç ve kendine yetmediginin suurunda olan kulun, tazarru, tezellül ve alçak gönüllülük içinde, Rahmeti Sonsuz’a yönelip, hâlini arz etmesinin ayri bir unvani sayilan dua, kulun Rabbi’ne karsi iman, güven ve itimadinin bir geregidir.
Dua sadece bir seyler istemek demek degildir. Bizi yaratan ve yasatan Sonsuz Kudret’in sahibi önünde, kendi aczimizi ve hiçligimizi anlamak, kendi kendimize yeterli olmadigimizi bilmektir. Bizi en iyi bilen Rabbimizin huzurunda iç dünyamizi serhetmektir.
Dua, dudaktaki sesler ve kelimeler degil, kalpteki iniltiler ile ruhtaki sizilardir. “Rabbinize yalvara yakara gizlice dua edin, muhakkak ki Allah, haddi asanlari sevmez. O’na korkarak ve umarak dua edin.” (A’raf, 7/55–56). Ve dua insanin deger ölçüsüdür: “De ki, eger duaniz olmasaydi Rabb’im size deger verir miydi?” (Furkan, 25/77).
Günümüzde, sadece bes vakit namazin veya belli bir kisim ibadetlerin sonuna sikistirilarak küçültülen dua, gerçekte hayatin ve hayat ötesinin en büyük lâzimidir. Aslinda yasadigimiz hayat, bastan sona duadan ibarettir. Dua, Riza-i Ilâhî’nin ve cennet yurdunun anahtaridir. Yine dua, kuldan Rabbe yükselen kulluk nisani, Rab’den kula inen rahmet simgesidir.(3) Daha dogrusu o, Allah’la kul arasindaki münasebetin tam odak noktasidir. Dua, imkân âlemi ile lâhut âlemini birlestiren ulvî bir miraçtir. Onun için de en makbul dua mü’minin miraci olan secdede yapilan duadir.(4) Ayrica dua ve tevekkül hayra meyletmeye büyük bir kuvvet verdigi gibi, istigfar ve tevbe dahi serre meyletmenin önünü keser, tecavüzünü kirar.
Rahmet elinin üzerimizde dolasmasi, dua sayesindedir. Yani dua, gazabin da paratoneridir. Beser imkâninin tükendigi noktada dua suuru baslar. Aslinda, ona baslangiç ve bitis noktasi tesbit etmek de imkânsizdir. Çünkü insanin duadan müstagni olacak bir ani bulunmamaktadir. O hâlde kul, kendisinden tecellileriyle bir an dûr olmayan Rabb’ine, duadan bir ân dûr olmamalidir. Okumaya devam et